PEYGAMBER EFENDİMİZ TÜRKTÜR

Günümüzde İslam tarihi açısından ele alınan konularda sürekli Arap kültür ve geleneklerinin, inanç kültleri ile birlikte sentezlenerek toplumumuza yansıtıldığına şahit olmaktayız.

0
602
İşte Türk kadını

Hits: 53

Bunlar ne ayak artık düşünün
Bunlar ne ayak artık düşünün


Günümüzde İslam tarihi açısından ele alınan konularda sürekli Arap kültür ve gelenekleri nin, inanç kültleri ile birlikte sentezlenerek top lumumuza yansıtıldığına şahit olmaktayız. Böylelikle gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılmakta ve Arabizm âdete yeniden hortlatılmaktadır. Ancak bilinen bir gerçek vardır ‘ki İslamiyet ne Arapların nede onlara yakın çevrelerin tekelinde değil âlemlere gönderilmiş ilahi bir din olarak Tüm insanlığın Ortak değeridir. Günümüzde Örneklerine çok sıkça rastladığımız ve sosyal medyada akla hayale dahi gelmeyecek hurafelerin birçoğu eski Arap kültürünün İslamiyet dinine yamamaya çalışılmasıdır. Zaten yıllarca Dini tahrif etmek için özel çaba gösteren Araplar dini paraya endeksleyen, nefsine uyan ve bu amaçla kadını toplumdan dışlayan, onun onurunu ayaklar altına almaktan dahi çekinmeyen, Genlerinde taşıdıkları Pedofili dürtüleri ile 9 yaşı evlenecek çağ olarak belirleyip, Küçük kız çocuklarıyla nikâh kıyan, vatan topraklarının kutsiyetinden bihaber, vatanını savunmaktan aciz, İslamiyetle alakası dışta, içte ise olmayan bir millettir.

alın size bir pedofili sapık daha 7 yaşında kız çocuğuyla nikahlanan IŞİDli
alın size bir pedofili sapık daha 7 yaşında kız çocuğuyla nikahlanan IŞİDli

Hz. Muhammed’in Arap olmadığı kesindir. Zira onun soyu, aslında Arap olmamakla birlikte sonra dan Araplaşan bir etnik kökene dayanmaktadır. Böyle olduğu için onun soyuna “Araplaşan Arap” ya da “Sonradan Arapla şan” anlamında Arab-ı Müsta’ribe”, ya da “Arab-ı Mütearribe” denilmektedir. Bu görüş, hemen bütün bilimsel kaynakların benimsediği ortak bir görüştür. Bu soruyu Columbia Üniversitesi Eski öğretim üyelerinden Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan ve eski bakanlardan Namık Kemal Zeybek’e sorarsanız hiç düşünmeden “TÜRKTÜR” cevabını alırsınız. Çünkü her ikisi de bu konudaki görüşlerini Türk ve Dünya kamuoyu ile paylaşmış durumdalar. Adı geçenler, bu konudaki görüşlerini genelde Hz. İbrahim’in Sümerli, Sümerlerin de Türk olmasına dayandırmaktadırlar. Ayrıca bilim adamları, Sümerce ile Türkçe arasında bugüne kadar 1000 yakın ortak kelime tespit etmişlerdir. Her geçen gün elde edilen yeni veriler, Sümerler’in ve Türkler’in ilk Türkler (Proto Türkler) diyebileceğimiz ortak bir kökten gelmiş olabileceklerine dair yaygın görüşü destekler niteliktedir. Naakal Tabletleri ile ortaya çıkan MU uygarlığının bir Türk uygarlığı olduğu, MU kıtasının o “Büyük Tufan” la yok olduğunda, bu uygarlığın Uygur Türkleri aracılığı ile dünyanın muhtelif yerlerine saçıldığı iddiası (Aztek, Maya, İnka gibi); sağlam kanıt, bulgu ve bilgilerle berkitiliyor. Sümerler de işte bu Uygurların devamı. Öz be öz Türkler ve dilleri de Turanî bir dil. Dahası; Türk dili, o zamanlar bütün insanlığın ortak diliydi. (Bu son tespit, Atatürk’ün “Güneş-dil Teorisi” ni yeniden gündeme sokuyor.)

küçük yaşta kız çocukları ile evlenene ne derler?
küçük yaşta kız çocukları ile evlenene ne derler?

İkinci bölümde ise, Hazreti İbrahim’in, Musevilerin iddia larının aksine (Kur’an-ı Kerim de bu iddiayı yalan lıyor) Yahudi değil, Sümer asıllı bir Türk olduğu kanıt lanıyor. Muharrem Kılıç Bey, işte tam burada, benim de çocukluğumda Hocalardan bellediğim bir ifadeye dikkati çekiyor: Muhammed’in ümmetinden, İbrahim’in milletindenim.” Aslında Hazreti Peygamber de İbrahim’in milletinden. Muharrem Kılıç Bey, Yüce Peygamber’in kısa ve uzun şeceresini de kitabına almış. Bu kitapta bu şecereyi destekleyen ve doğrulayan sayısız delil var. Bunların bir kısmını aktaralım.

Hey aptal geri zekalılar İslamı yaşayanlara bakın
Hey aptal geri zekalılar İslamı yaşayanlara bakın

-Hazreti Peygamber’i Medi ne’ye davet eden Evs ve Hazreç kabileleri Sümer asıllı idiler, Sümerler’in dağı lışı sırasında Yemen’e göç müşlerdi. Medine’ye gelişleri daha sonraydı. Akabe biatında “Muhammed biz dendir” demişlerdi ve Hazreti Peygamber’den “Kanınız kanımdır” yanıtını almışlardı.-Kureyş ileri gelenleri Ebu Talip’in yanına gelmişler ve ona; ya yeğenini susturup davasından vazgeçirmesini ya da Türk yurtlarına çekip gitmelerini tavsiye etmişlerdi.

sorun kıyafette değil
sorun kıyafette değil

Peygamberimizin amcası Ebu Talip, bu tehdit dolu talebe, 94 beyitten oluşan Kaside-i Lamiyye ile cevap verdi. İşte o şiirden bazı bölümler:

hevesi kursağında kalan pedofili
hevesi kursağında kalan pedofili

“Düşman bizim gücümüze boyun eğip kahroluyor

Hâlbuki onlar bizim Türk ve Aftalitler kapılarına sığınma mızı isterler

Allah’ın evine ant olsun ki sizler yalan söylüyorsunuz

İşleri karmakarış etmeden ne Mekke’yi terk

Ne de buralardan Türk yurtlarına gitmeyeceğiz.”

medyaturan_islamın-türk-kadının-hayatını-mahvetmesi-durumu

Ebu Talip’in bu şiirinde Türkler yanında Aftalitler” yani “Akhunlar” dan söz etmesi oldukça ilginç ve önemli. Demek ki Araplar Hazreti Peygamber’in soyunu, sopunu çok iyi biliyorlardı. Hazreti Peygamberin torunu Hazreti Hüseyin’in Kerbela olayından önce Türk yurtlara gitme isteği, Yezit tarafından reddedildi, çünkü Hazreti Hüseyin Horasan’daki soydaşlarıyla birleşerek tekrar gelecekti.

medyaturan_bosanma

Bir gün Peygamberimiz ashabıyla otururken, bilinmeyen bir dille “Ne güzel üzüm” dedi. Sahabe anlamayarak “Ya Muhammed Arapça konuş” dediler. Yüce Peygamber: “Durun yakınmayın, ben köküm olan Hz. İbrahim’in dili ile konuşuyorum, Arap benden ama ben Arap’tan değilim”diye yanıt verdi.

Hani Günahtı Mekkeyi Bekleyenler yapmazdı
Hani Günahtı Mekkeyi Bekleyenler yapmazdı

“Halka ve Olaylara Tercüman” gazetesinin 6.2.2005 tarihli sayısında bulunan “Hazreti İbrahim Sümerli mi?” başlıklı yazısında net bir şekilde ortaya koymuştur. Söz konusu yazısında şöyle diyor Namık Kemal Zeybek; “…En yüce insan olan Hazreti Muhammed, Hazreti İbrahim’in oğlu Hazreti İsmail’in soyundandır. Hazreti İbrahim, bir SümerlidirSümerler Türk’tür Öyleyse, Hazreti Muhammed soy olarak Türk’tür. Bunu dedim ve diyorum ki, böylesine yüce bir insanın Türk soylu olmasından kendisini Türk sayan herkes kıvanç ve övünç duyar. Ben de kıvanıyorum ve övünüyorum.” Demesi haklı ve yerinde bir tutumdur.

İşte buyrun kızlar bu cennete gidiyor bununla olmak isteyen varmı
İşte buyrun kızlar bu cennete gidiyor bununla olmak isteyen varmı

Peygamberimizin “Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın” Türkler size dokunmadıkça sakın sizde TÜRKLERE dokunma yınız. Çünkü Allah”ın ümme tine vermiş olduğu bu mülk ve saltanat nimetini ilk defa bu Kantura Oğulları onların elinden çekip alacaklardır” ( et- Taberani) Bu hadisi Şerifte geçen Kantura ismi Sümer soyundan olan Hz İbrahim’in Türk eşi Kanturadır. Bu isim Tevrat’ta Ketura olarak geçer. Bu Hadiste Peygamber (S.A.V) efendimizin mübarek sancağının tek varisi Türkler olarak belirtilmiştir. Türkler; çokluk, cesaret, kahramanlık gibi özellikleri ile diğer milletlerden ayrılırlar. Onların yüzleri geniş, burunları yassı bilekleri kalındır. Öfkeli, et yemeye çok düşkünlerdi. Yürümekten bıktıklarını sandığın zaman yeni yürümeye başlamış gibi at koşturduklarını, dağların başlarına tırmandıklarını görürsün. Onlar büyük gayret ve himmet sahibi kimselerdir. Onlardan biri köle olduğu zaman dahi, efendisinin askerlerine kumandan olmakla yetinmez belki efendisinin yerine geçmek ister. Nitekim onların bu özelliklerine işaret eden Hz. Peygamber , ” TÜRKLER size dokunmadıkça sizde Türklere dokunmayınız!” buyurmuşlardır ( el-Kazvini ) bu şekilde Peygamber (S.A.V) efendimizin sözüne dahi itimat etmeyen Araplar

medyaturan-tanesi-pedofili-12-kadinla-evlenen

Müslüman Arap ların Türklere İlk Saldırıları Seyhun ve Ceyhun nehir leri arasında bulu nan bölge tarihi ipek yolu üzerin dedir.. Türk beylikleri, bu bölgedeki, Buhara, Semerkant, Talkan, Baykent gibi şehirlerde yerleşmiş yaşıyorlar, deri imal ediyor ve pamukdan kağıt üreterek bunları satıyor ve iyi de para kazanıyorlardı.. Bu üretimlerinin yanı sıra Altın madenleri çalıştırıyorlardı..Özellikle adı zengin şehir manasına gelen, Semerkant’ın zenginliğinin o devirde dillere destan olduğu söylenir.. Bu zenginlik öteden beri Talancı Arapların iştahını kabartıyorduysa da, Türklerden çekiniyorlar ve araya sınır olarak koydukları Ceyhun nehrini geçmeye pek cesaret edemiyorlardı.. Çünkü daha önce Halife Osman zamanında, Muhammed bin Cerir komutasındaki Araplar İslamı yayma bahanesiyle oraları talan etmek için 2700 kişilik bir ordu ile Fergane’ye kadar girdiyse de Türkler tarafından yok edilmişlerdi.. Ancak daha sonraları Muaviye tarafından, Ceyhun nehrinin altında kalan Horasan’ın tamamıyla işgal edilmesi ile o bölgede ilk Araplaştırma ve İslamlaştırma girişimleri başlamış oldu.. Buharı’nın Talan Edilmesi Horasan’ın kendileri tarafından tamamen işgal edilmesinden cesaret alan Araplar, Muaviye’nin ilk Horasan valisi olan, Übeydullah bin Ziyad 673 yılında bu sefer ilkinden çok daha kalabalık 24000 kişilik bir ordu ile Ceyhun nehrini geçerek Kibac Hatun yönetimindeki Buhara’yı kuşatır. Kibac Hatun diğer Türk beyliklerinden yardım isterse de bu yardım kendisine gelmez ve Araplar verdikleri kayıplardan dolayı Buhara’yı işgal edemezlerse de tam anlamıyla talan ederler.. Daha sonra, Muaviye’nin Horasan Valisi, Halife Osman’ın oğlu Saidde Buhara’ya saldırmaya hazırlanır.. Kendisine diğer Türk Beyliklerinden yardım gelmeyeceğini anlayan Kibac Hatun, Said’le anlaşma yapmak zorunda kalır.. Bu anlaşmaya göre, Kibac Hatun, Said’e diğer Türk Beyliklerine yapacağı saldırılarda önüne çıkmayacağına dair güvence ve bu güvencenin teminatı olarak da Buhara’daki Türk asilzadelerinden rehinler verir.. ( Bu sayı kimi tarihcilere göre 50 kimine göre de 80’ dir… ) Bu anlaşmanın verdiği rahatlıkla Said, zenginliğini öteden beri duyduğu Semer kant’a saldırır.. Semer kant’ı baştan aşağı talan eder ve topladığı binlerce Türk gencini, köle pazarlarında satmak için Horasan’a getirir.. Said daha sonra Kibac Hatun’dan aldığı 80 kadar rehine tarafından bir punduna getirilmiş ve hançerlenerek öldürülmüştü….( Said’i öldürdükten sonra dağa kaçmayı başaran rehinlerin orada açlıktan öldüğü söylenir ) Said’den sonra, Horasan Valisi Salim bin Ziyad olur. Horasan’da Muaviye’nin (L.A) oğlu Yezide (L.A) bağlıdır.. Ziyad’da ayni şekilde 680 yılında Türkleri İslamlaştırmak ve şehirlerini talan etmek için saldırır fakat püskürtülerek geri çekilirler.. Bu sefer, kendi orduları Türkler tarafından talan edilerek silahları alınır.. Daha sonra Araplar daha güçlü bir orduyla tekrar saldırır ve Türkleri gene talan ederler..

Arapları örnek alırsan bizdeki modelleride farklı olmaz
Arapları örnek alırsan bizdeki modelleride farklı olmaz

            Hepimizin bildiği gibi Kerbela Olayından önce HZ Hüseyin (A.S)  Türk yurtlarına gitme fırsatı dahi varken o dedesi Peygamber (S.A.V) sözünden dışarı çıkmamış ve Türk yurtlarına gitmemiştir. Bunun en büyük nedenlerinden biri Türk Arap çatışmasından uzak durması nedeniyledir. Oysaki Emevi melunları Buna rağmen yinede savaşmışlardır. Düşününki İnandıkları kutsal dinin Peygamberinin çocuklarını katleden bu zihniyetin imanı ve inancı ne kadar zayıf. Oysaki Türklerin İslamiyeti kabulü Yine Peygamber (S.A.V) efendimizin İmam Hz Ali (A.S) ‘ın yani Ehlibeytin temsilcileri olan (12) İmamlar vasıtasıyla olmuştur.  Ve sancağı Muhammedi ye Yine Türk’ün Liderliğinde (4) kıtaya yayılmıştır.

İşte Türk kadını
İşte Türk kadını

            Günümüzde Ümmet anlayışını Ön plana çıkartarak Türk Kültürünü tahrif etmeye yönelik girişimler bir hayli yoğundur ancak bu karanlık zihniyetin aklının almadığı tek şey Tarihte Arapların Ümmet olarak tanımadıkları Türkle re yönelik ihanetleri dillere destandır. Türkler Öz Kültürü ile sentezlenen İslamı yaşamaları halinde Aydınlık çağa yeniden ulaşacaklardır. Zira arap kültüründe kutsal sayılan kadın ve bunların anneleri pazarlarda köle olarak satılmalarına, toplumdan dışlanmalarına cevaz verirken Türkün asil ruhu kadını toplumun bir parçası olarak her alanda kendisini temsil etme hakkını tanımış gerektiğinde erkeğiyle savaşarak vatanı uğrunda şehit olmayı dahi göze almıştır.

İşte Türk kadını
İşte Türk kadını

            Arap Gezgin olan İbni Fadlan seyahatname sinde Türk yurtlarında gezer ken Bir Türk kadının Yol kenarında oturarak kılıç bileyip o uçları yaptığını görür ve kendisine bacak larının açık olmasının ayıp ve Günah olduğunu kendi dininin buna müsaade etmediğini anlatır. Ancak aldığı cevap o kadar manidardır ki utancından yerin dibine girer Türk kadını elindeki işini bırakarak  sen konuşurken  buradan Kaç Türk erkeği geçti diye sorar oda bilmem saymadım der kadın Fadlana Onlardan hiçbiri bana bakmadı senin dinin ne kadar zayıf ki bir kadına baktığında günaha boğuyor sizleri Bence sen dinini tam olarak bilmiyorsun önce dininin tam olarak öğren ve ondan sonra gel konuşalım der  ve kendisine kızar varın bu olaydan da çıkaracaklarınızı sizler çıkarın

KUŞBURNU
ORGANİK SAĞLIKLI ÜRÜNLER

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield