GEREKÇESİ ANLAŞILAMAYAN GEREKÇELİ KARAR

Evet, merakla beklediğimiz gerekçeli karar çıktı. Çıktıda 250 sayfalık bir külliyat oku, oku dön ve yine oku, hep birlikte bir kez daha okusak anlayabileceğimiz bir mantığın olmadığını görmemek için mantık ilkelerini de yok saymak gerekiyor. Açıklanan gerekçede;

0
96

Hits: 28

Evet, merakla beklediğimiz gerekçeli karar çıktı. Çıktıda 250 sayfalık bir külliyat oku, oku dön ve yine oku, hep birlikte bir kez daha okusak anlayabileceğimiz bir mantığın olmadığını görmemek için mantık ilkelerini de yok saymak gerekiyor. Açıklanan gerekçede;

YSK’nin internet sitesinden açıkladığı 250 sayfalık gerekçeli kararda seçimlerin iptaline gerekçe olarak ‘754 sandık başkanının kamu görevlisi olmaması’ ve ‘108 sandıkta sayım döküm cetveli ve imza olmaması’ gösterildi.“İstanbul genelinde, sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde 108 sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30 bin 281’dir” denilen gerekçeli kararda, 754 sandık başkanının kamu görevlisi olmadığı kaydedildi.

YSK’den yapılan açıklamada “Sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı belirlenmesiyle ilgili YSK’nin daha önceden vermiş olduğu emsal oluşturacak içtihadı bulunmamaktadır” ifadesine yer verildi. 

YSK’nin “tam kanunsuzluk” gerekçesine karşı oy yazılarındaysa kurulun kararının hukuk dışılığı ortaya konuldu. AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ın ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın iddialarının aksine kararda “oyların çalındığına dair herhangi bir ifadeye yer verilmedi.

Evet seçim sonrası çalındı diyerek Hırsızlık eyleminin halkın zihniyetine işleme çabaları da maalesef fiyasko çıktı Ama halen bu yalanı savunmak ve bu savunmanın gerekçesini Halk diliyle konuşulmuş denmesi ne anlama geliyor. Yani bizim halkımız böyle bir cümleyi suça esas deliller ortaya konduğunda ancak söyler. Bu dil halk dili değil siyasetin kirli dilidir.

Sayın YILDIRIM YSK beni de mağdur etti derken bu söylemi eşek öldü palan düştüye getirmek halkın aklına ziyandır seçim öncesinde seçim güvenliğini sağlamak usule ve esasa aykırı hususları belirleyerek işlem yapmak devletin asli görevi olduğu halde en güvenilir seçim söylemleri ile meydanlarda konuşanlar demek ki tam olarak güvenliği sağlayamamışlar. Kanun önünde YSK ve seçim güvenliğinden sorumluların tamamı yargı önüne çıkartılmalıdır. Adalet tatilde değil asli olduğu yerde tecelli etmelidir.

gerekçeli kararda şu ifadelere yer verildi:

754 sandıkta kanuni zorunluluğa karşın sandık başkanı olarak görevlendirilenlerin bir kısmının emekli memur, bir kısmının özel hastane çalışanı, bir kısmının emekli öğretmen, bir kısmının özel eğitim kurumları öğretmeni, bir kısmının mali müşavir, bir kısmının şirket/sektör çalışanı, bir kısmının muhasebeci, bir kısmının kargo şirketi çalışanı, bir kısmının özel banka çalışanı, bir kısmının avukat ve hukuk bürosu çalışanı, bir kısmının sürücü kursu çalışanı, bir kısmının mühendis, bir kısmının çalışmadığı ve bir kısmının ise bireysel başvuru üzerine görevlendirildiği ve mesleklerinin belirtilmediği tespit edilmiştir.

18 adet sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç bulunmadığı, 90 adet sandıkta ise sayım döküm cetvellerinde sandık kurulu imzalarının bulunmadığı görülmüştür. Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde olan 108 adet sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30.281’dir.

Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir. Sayım döküm cetvellerindeki bu eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olmamakla birlikte, sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesi ile birlikte değerlendirilmiştir

Şimdi sormazlarmı seçim öncesinde bildirilen bu görevliler tek,  tek tetkik edilerek usule aykırı gerekçesiyle yeniden belirlenmesi istenebilirdi neden belirlenmedi. Belirlenmediğini bir kenara korsak kararda Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir. Sözü ne anlama geliyor etkili değil ama biz etkili gördük Mantık kesin doğruluğu kabul eder kapı ya açıktır ya kapalı Hem açık hem kapalı demek mantıksızlıktır. Yazık bu millete birazcık olsun yapılan masrafların kaç hanenin ihtiyacını giderebileceğini biliyor musunuz?  

Ayrıca ara kararımız uyarınca itiraz dilekçesi ve ekleri üzerinde ilçe seçim kurullarınca yapılan incelemeler sonucunda 377 adet kısıtlının oy kullandığı, 6 sandıkta ölü olan kişilerin yerine oy kullanıldığı, 41 sandıkta ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 58 sandıkta ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 224 adet zihinsel engeli nedeniyle kısıtlı olan kişinin oy kullandığı tespit edilmiştir. Bu şekilde oy kullanma hakkı olmamasına karşın oy kullandığı tespit edilen kişi sayısının 706 olduğu görülmüştür.

Tüm bu nedenlerle sonuca etkili sayıdaki sandıkta, sandık kurulu başkanlarının kanun hükümlerine aykırı olarak görevlendirilmesi ve kanuna aykırı şekilde oluşan sandık kurullarının yaptığı seçim iş ve işlemlerine itibar edilmesinin mümkün bulunmaması hususu ile bir bütün olarak değerlendirilen yukarıda izah edilen diğer kanuna aykırılık ve usulsüzlükler, seçimin güvenilirliğini ortadan kaldıran ve seçim sonucuna müessir olay ve haller kapsamında görülmüş, bu nedenle seçimin iptali ve yenilenmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Tam bir komedi 706 oyu da sayın Yıldırımın hanesine yazsak Yine oyları etkilemiyor.yazık tüm gerekçe bu ise bu gerekçelerin bir geçerliliği olmadığını bilerek gerekçesiz bir gerekçe sunmak nasıl bir akıl oyunudur.

YSK BAŞKANI SADİ GÜVEN KARARIN HUKUKSUZLUĞUNU ORTAYA KOYDU

Gerekçeli kararın son 39 sayfasında karara şerh düşen YSK üyelerinin karşı oy yazıları yer aldı.

AKP’nin gerekçelerine karşı çıkan YSK Başkanı Sadi Güven seçimlerin neden iptal edilmemesi gerektiğini anlattığı karşı oy yazısında iptal gerekçesi yapılan sandıkların hepsinde AKP temsilcilerinin olduğunu vurguladı. Güven tam kanunsuzluk hali oluşmadığını yazdı.

Güven’in karşı oy yazısında şu ifadeler yer aldı:

SEÇİMİN İPTALİ KARARINA KATILMAK MÜMKÜN DEĞL

Yüksek Seçim Kurulumuz Adalet ve Kalkınma Partisince kısa karara gerekçe yapılan hal dışında gösterilen olay ve halleri seçimin neticesine müessir olarak kabul etmemiş olup bu kabul Yüksek Seçim Kurulunun istikrar kazanmış içtihatlarına da uygundur. 
Sandık kurullarının Kanuna aykırı oluşturulması nedeniyle seçimin iptali kararına ise katılmak mümkün olmamıştır.

İMZASIZ SANDIK DÖKÜM CETVELLERİNDE AKP TEMSİLCİLERİ VAR

Yaptırılan inceleme neticesinde; bazı sandıkların sayım döküm cetvellerinin mühürsüz, bazılarının mühürlü, bazılarının da bir sahifesinin mühürlü, bir sahifesinin mühürsüz olduğu görülmüştür. 101 sayım döküm cetvelinin dolu ancak imzasız olduğu anlaşılmıştır. 214 adet sayım döküm cetvelinin boş olduğu ileri sürülmüş ise de 22 sandığa ait sayım döküm cetvelinin boş olduğu, 4 ayrı türde oy kullanılan aynı sandıkların 19’unda ilçe belediye başkanlığı ve belediye meclisi seçimine ait sayım döküm cetvelinin bulunduğu, tamamının sandık sonuç tutanaklarının olduğu, Adalet ve Kalkınma Partisi Temsilcisinin bu sandıklarda görev yaptığı anlaşılmıştır.

UYUMSUZLUK GÖRÜLMEDİ

Bazı sayım döküm cetvelinde döküm neticesinin rakamla yazılmadığı, bazılarında kurul üyelerinin bazılarının imzasının eksik olduğu ve 40 sandıkta sayım döküm cetveli, sandık sonuç tutanağa aktarılırken hata yapıldığı görülmüştür. İmzasız 101 sayım döküm cetvelinin tamamında başkan ve memur üye ile birlikte Ak Parti ve üç sandık hariç CHP tüm sandıklara üye vermiş olup hatta Adalet ve Kalkınma Partisi 145, Cumhuriyet Halk Partisi 120 olmak üzere bazı sandıklarda 1’den fazla üye ile temsil edilmişlerdir. 
Ayrıca imzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları uyumlu olup seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir.

İTİRAZ YAPILMADI

Sayım döküm cetveli olmayan 22 sandıkta görev yapan sandık kurulu üyeleri aynı sandıklarda diğer seçim türüne ait 19 sandığın sayım döküm cetvellerini ve 22 sandığın sandık sonuç tutanağını doldurduğuna ve tutanak defterine bir itiraz yapılmadığına göre siyasi partilerin müşahitlerinin ve oy verme yerinde hazır bulunanların huzurunda oy sayım ve döküm işleminin yapılmış olması karşısında sayım ve dökümün sandık başında denetlendiğinin ve buna göre sandık sonuç tutanağının tanzim edildiğinin kabulü gerekmekle bu eksiklikler tüm Kurulca iptal nedeni olarak görülmemiştir.

GEÇERSİZ OYLAR İPTAL NEDENİ OLMAZ

Maddi hatalarla ve kaydırmalarla ilgili usulsüzlükler giderilerek, SEÇSİS’e işlendiğinden iptal nedeni kabul edilmemiştir. Sandık sonuç tutanağındaki geçersiz oyların geçersizlik nedenlerinin yazılı olmayışı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik 39 İlçede geçersiz oylar yeniden sayıldığından iptal nedeni olarak görülmemiştir.
Maddi hatalarla ve kaydırmalarla ilgili usulsüzlükler giderilerek, SEÇSİS’e işlendiğinden iptal nedeni kabul edilmemiştir. Sandık sonuç tutanağındaki geçersiz oyların geçersizlik nedenlerinin yazılı olmayışı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik 39 İlçede geçersiz oylar yeniden sayıldığından iptal nedeni olarak görülmemiştir.

KAMU GÖREVLİLERİNİN GÖREV YAPMAMASI SEÇİME ETKİ ETMEZ

İlçe seçim kurulu başkanı bu şekilde gelen listelerden ad çekme işlemlerini 298 sayılı Kanunun 23/8 fıkrası uyarınca ilçe seçim kurulu huzurunda yapmak zorundadır. İlçe seçim kurullarının tümünde Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisinin üyesi görev yapmaktadır. Yasa koyucu sandık kurulu başkanlarının usulsüz atanmalarını tam kanunsuzluk nedenine dayalı mutlak iptal sebebi saymamıştır. Yüksek Seçim Kurulu da kararlarında tam kanunsuzluk nedeniyle iptal sebebi saymamıştır. 298 sayılı Kanunun 119. maddesinde “sandık kurullarının teşkiline dair, ilçe seçim kurulu veya başkanı tarafından yapılan işlemlerin düzeltilmesi için, bu işlemlerin neticesinden itibaren en geç iki gün içinde şikayet yoluyla düzeltilmesi istenebilir.

ŞİKAYET YAPILMADI

Şikayetin reddine dair olan kararlara karşı bildirilmesinden veya tebliğinden itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna itiraz olunur. İl seçim kurulları, iki gün içinde kesin karar verirler. Bu şikayetin yapılmamış olması sandık kurulunun teşekkülüne karşı itiraza engel değildir. Ancak, bu itirazın teşekkülünden itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna yapılması şarttır. İl seçim kurulunun vereceği karar kesindir.” hükmü getirilmiştir. 

212 adet sandık kurulu başkanının yasaya aykırı şekilde görevlendirildiğinde şüphe yoktur. Sandık kurullarının yasada öngörülen şekilde atanmaması halinde yapılacak işlem Yüksek Seçim Kurulunun 13/12/2018 tarihli 2018/1105 sayılı kararıyla kabul edilen seçim takvimine göre 02 Mart 2019 tarihinde sandık kurullarının teşkiline dair ilçe seçim kurulu kararlarına karşı yapılan itirazın il seçim kurulunca kesin olarak karara bağlamasının son günü şeklinde düzenleme ile belirlenmiştir.

MUSTAFAKEMALPAŞA KARARINI HATIRLATTI

Yüksek Seçim Kurulu Mustafakemalpaşa İlçesinde sandık kurulu başkanının “belediyede çalışan müdür ve müdür yardımcılarından oluştuğu bu durumun tam kanunsuzluk hali olduğu ve bu sandıklarda seçim iptali söz konusu olduğu halde seçim sonuçlarının değişeceğini belirterek seçimin iptali ile yenilenmesi” iddiası üzerine sandık kurulu başkanının çalıştığı kurumun niteliği ile ilgili değerlendirmeye girmeden sandık kurullarının teşkiline ilişkin itirazın Yüksek Seçim Kurulunun 2018/1105 sayılı seçim takvimine göre 02 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar vermiştir.

TAM KANUNSUZLUK HALİ OLUŞMADI

31 Mart 2019 günü İstanbul’da yapılan seçimde; 2018 yılında değişen 298 sayılı Yasanın 22. maddesine aykırı sandık kurulu başkan ve üyesinin görevlendirildiği şüphesizdir. 2004 ve 2009 yılında Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilen kararlar emsal olmaz denilebilir ise de kararlar verildiği tarihte yürürlükte bulunan yasadaki sandık kurulu başkan ve üyelerinin belirlenme usulüne aykırılık haline ilişkin olmakla 298 sayılı Kanunun değişik 22. maddesine aykırılıktan farklı değildir. Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez.

‘SEÇİMİN NETİCESİNE TESİR ETMEDİĞİ İÇİN…’

298 sayılı Kanunun 21 ve 23. maddeleri gereği 5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına katılınamamıştır.”

‘DELİL VE GEREKÇE GÖSTERİLMEDİ, İTİRAZIN REDDİ GEREKMEKTE’

YSK üyesi Yunus Akın karşı oy yazısında şunları söyledi:

Olağanüstü itiraz dilekçesinin eki belgeler arasında kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanları hakkında; oy verme günü kanunun verdiği yetkilere dayanarak yaptıkları işlemler, aldıkları tedbirler ve kanunun koyduğu yasaklara aykırı davranışları nedeniyle sözlü ya da yazılı bir başvuruda bulunulduğuna veya 112. madde uyarınca seçim kurullarına itiraz edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı gibi, itiraz dilekçesinde de sandık numarası ve isim belirtilmek suretiyle somut bir olayın mahiyetinden bahsedilmemiştir. Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının oy verme günü yaptıkları işlemlerde ve aldıkları tedbirlerde 298 sayılı Kanuna ve Yüksek Seçim Kurulunca hazırlanan Genelgelere aykırı davrandıkları, şüpheli tutum ve davranış sergilediklerine ilişkin delil ve gerekçe gösterilmediğinden, kesinleşmiş sandık kurulu oluşumuna dayalı olarak yapılan itirazın reddi gerekmektedir.

‘SEÇİM HUKUKUNUN HANGİ SANDIK KURULU BAŞKANINCA İHLAL EDİLDİĞİ HİÇBİR ŞEKİLDE ORTAYA KONMADI’

Karara şerh koyan YSK üyelerinden Kürşat Hamurcu ise şunları yazdı:

Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı sandıklarda, oy kullanan seçmenin oyunun, hangi neden ve gerekçeyle geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin itiraz eden tarafından hiçbir somut kanıt ve belge sunulmamıştır. Seçim hukukuna egemen olan serbest, genel oy, eşit, tek dereceli, gizli oy, açık sayım ve döküm ilkelerinin hangisinin kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı tarafından ihlal edildiği, hiçbir şekilde ortaya konulmamıştır.”

Tüm bunlara baktığımızda kendiler ininde iptal için bir gerekçelerinin olmadığı açıkça görülmektedir. Yapılan tüm bu haksız uygulamalar Hırsızlık gibi bir iddiayla nitelendirile bilinir mi? Halk olarak gerekçeli kararda somut olarak bu suçları işleyenleri de halkın görmesi hakkı değilmi

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield