TÜRKLERDE ÜÇ–YEDİ-KIRK RAKAMININ ÖNEMİ

Başlığımızdaki rakamları günlük yaşamınızda birilerinden duyduğumuzda kutsal olduklarını bilir ve kesinlikle sorgulama yoluna gitmeyiz veya bu tür şeylerle kafamızı doldurmak istemeyiz. Ne varki Görsel medyada Türk tarihi ile ilgili yapılan filmlerde bu rakamlarla karşılaşırız. Bunların içerisinde Muhteşem Yüzyıl Filminin Yeniçeri ocağında şehzadelerin kılıç kuşanma törenlerinin olduğu sahnelerde sık, sık işlenmiştir. Burada söylenen bu rakamlar ne anlama gelmektedir.

0
1575
Cengiz Han
Cengiz Han Araplara Dersini veren Han

Hits: 864

Başlığımızdaki rakamları günlük yaşamınızda birilerinden duyduğumuzda kutsal olduklarını bilir ve kesinlikle sorgulama yoluna gitmeyiz veya bu tür şeylerle kafamızı doldurmak istemeyiz. Ne varki Görsel medyada Türk tarihi ile ilgili yapılan filmlerde bu rakamlarla karşılaşırız. Bunların içerisinde Muhteşem Yüzyıl Filminin Yeniçeri ocağında şehzadelerin kılıç kuşanma törenlerinin olduğu sahnelerde sık, sık işlenmiştir. Burada söylenen bu rakamlar ne anlama gelmektedir.

Göktengri esasları
Göktengri esasları

            Öncelikle şunu belirtelim 3 yedi ve kırk rakamları Türklerin İslamiyet öncesinde kutsal saydıkları rakamlar idi Bu rakamlar ezoterik manada kimi zaman Tanrıyı ve evreni simgelerken, kimi zamanda soy ağacının korunması yönünde anlamlar yüklenmiştir. Tamamen Gök tanrı dininin ana temalarında yer alan bu rakamlar Türklerin İslamiyeti kabulü ile birlikte bu dinin içerisinde de yer almış olması elbette kabulü kolaylaştıran temel etkenler arasında yer almıştır. Bilindiği üzere Türklerin ilk İslamiyet le tanışmaları pek Emeviler döneminde Türklere yönelik baskı ve şiddetle sağlanmaya çalışılmışsa da başarılı olmamıştır. Nitekim bu dönemde Türk katliamlarıyla ünlü emevi komutanlarının Tarkan Türklerine yönelik olarak yürüttüğü katliamlar tarihin siyah sayfalarına geçmiştir. Asıl İslamı Kabul Hz. Muhammed (S.A.V) in Torunlarından olan Hz. İmam Caferi Sadık (A.S) zamanından başlayarak Yine On iki İmamlardan olan Hz. İmam Ali Rıza (A.S) dönemine kadar sürmüş ve bu dönemde Türkler İnançlarındaki benzerlikler yönüyle İslamı Gönüllü olarak kabul etmişlerdir. Özellikle Türkistan Horasana göç eden Türkmen boyları Şia alevi mezhebi üzerine içtihada gönüllü olarak iştirak etmişlerdir. Bu Gönüllülük esasında ise temel etkenler Türkün asil Ruhunda var olan Güçsüzün tarafını tutma zalime meydan okuma şeklinde olmuştur. Ancak yinede arap kültürünü dıştalayarak kendi öz kültürleri ile İslami öğretileri sentez yoluna gitmişlerdir. Üçler Gök tanrı inancında; vücut, can ve ruhtur. Can, kan demektir. İnsanın kan dolaşımını anlatmaktadır. Ruh ise irade demektir. Vücuda iyi bakılırsa, kan temiz olur. İyi gıdalar alınırsa kan temiz olur. Bunun için irade, bilgi gereklidir. Nitekim Alevi inançlarında Helal lokma yendiğinde sulpten Türeyen çocuklarında sağlıklı ve bilge kişiliğe sahip olabilecekleri inancı hâkimdir. Eski Türk efsanelerinde “üç” sayısına çeşitli motiflerde rastlanmaktadır. Türker’e göre insan, evrenin üç önemli varlığından biri olarak kabul edilir. Soya atfen üç rakamının kullanılması ise; Oğuz menkıbesine göre Oğuz Han üç gün annesinin sütünü emmemiş, annesi üç gece gördüğü rüya sonucu rüyasında kendisine söylenilen şekilde hareket etmiştir. Oğuz’un iki eşinden üçer tane oğlu olmuştur. İlk eşinden olan çocukları Gökhan, Dağhan, Denizhan Bozoklar‘ı, ikinci eşinden olan Günhan, Ayhan, Yıldızhan da Üçoklar’ı oluşturmuştur. Hatta Konu ile ilgili olarak Oğuzhan ın ilk eşinden olan çocuklarına ilişkin olarak üç ok simgeli bayraklarının olduğu bilinmektedir bu anlamda Türkmen boyları geldikleri soylarına izafen 6 rakamında anne ve baba bir olanlar (3) er olduklarından soy birliği açısından atalarını unutmamak adına 3 rakamını kullanmışlardır. Yine inançları gereği 3 rakamı Gök Ten gri dininde Yeryüzü (orta dünya), Yeraltındaki karanlık dünya (aşağıdaki dünya), Gökteki nur âlemi (yukarıdaki sema) olarak inanç esaslarında yer almakta iken Oğuzun sağ kolu üç oktan oluştuğu için, yukarıdaki semanın üç oktan olması tabii olarak kabul edilmektedir. İslamiyeti kabul ile birlikte bu üçleme Alevi Türkmenlerinde YA ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ şeklinde soyun yerine geçmiştir. Yeniçeri ocak kültüründe de bu üçleme tamamen yerini almıştır.

alevi inançlarında 3,7,40
alevi inançlarında 3,7,40

            Yedi Rakamı Eski Türk inançlarında Dünya’ya ait olan dört ile insana ait olan üçten meydana gelmektedir. Dört, ateş, rüzgâr, su ve topraktır. Üç ise can, canan ve çobandır. Çoban çocuktur. Gelecektir. Can erkek, canan kadındır. Can ve canan bir gömleğe girerler, bir olurlar. Birleşmeden çoban, yani çocuk olur. Çoban olmaz ise soy sürmez. Meydan boş kalır. Altı olursa, insan soyu durur. Aslına bakıldığında ateş Rüzgâr su ve toprak varlığın olması için mutlak varlıklardır yani canlı âleminin döngüsüdür. Zira eski Türk kültüründe Ateş Ocağı ifade eder ateşin olduğu yerden duman çıkar dumanın çıktığı yerde ise hayat vardır. Ateş Külle gizlenir ve korunur bu nedenle Türklerde Kültigin ismi Ateşi koruyan anlamında çocuklara verilmektedir. İslamı kabule müteakip bu isim Gültekin olarak yaygınlaşmıştır. Rüzgâr Ölen insanın ruhunu temsil eder ve göğe yükselişin aracı olarak kabul edilir. Su ve toprak iki sevgili gibidir onların sevgisi insanın varlığı için şarttır bu nedenle doğaya saygılı olmak Türk inançlarında köklü bir yere sahiptir.

göktanrı dini
göktanrı dini

            Kırk Rakamı Eski Türk inançlarında 40 rakamı kutsaldır ve ifadelerin tümünde kullanılır; Oğuz Kağan ve Saltuk Buğra Han Destanlarında, kırk sayısına sıkça rastlanır.  Kürşat’ın 40 çerisi, Oğuz, kırk günde yürür. Manas Destanı’nda kırk sayısı 127 yerde kırk yiğit, kırk savaşçı, kırklar, kırk cura, kırk gelin, kırk alp, kırk güzel, kırk kulaç vb. biçimlerde görülmektedir. Dede Korkut’ta da kırk yiğit, kırk namert, kırk er, kırk otağ, kırk gün kırk gece gibi ifadelerle yüz yerde karşımıza çıkmaktadır. Kırk yiğit motifinde olduğu gibi, kırk kız motifi de bütün Türk destan ve masallarında çok geçer. Bey ve beyin oğlunun kırk yiğidi bulunduğu gibi hanımların da kırk kızı bulunur. Anadolu’da yer isimlerinde de Kırkağaç, Kırklareli, Kırkpınar, Kırktepe, Kırkkuyu, gibi rastlanmaktadır. Türklerin İlk İslamiyeti kabullerinde Ehlibeyt inançlarına uygun olarak Hz. Ali Irak’ta iken, bir gün yanında Şam halkından bahsedildi. Bazıları, onları lanetlemesini istediler. Bunun üzerine Hz. Ali Resulallah(a.s.m)’tan şunları işittiğini söyledi: “Ebdaller 40 kişi olup Şam’da ikamet ederler. Onlar sayesinde yağmur yağar, onlar sayesinde düşmana karşı zafer kazanılır ve onlar sayesinde Şam halkından azap uzaklaştırılır” (Ahmed b. Hanbel, 1/112).Öğretisine binaen alevi kültüründe 40 lar kutsal olarak kabul edilmiş, Tasavvufun esasları da yine kırk kapı, kırk makam olarak belirlemişlerdir. Bu nedenlerle Alevi Türkmenler geçmiş asırda yaşadıkları Kültürel değerleri, gelenek ve göreneklerini bozmadan İslamla bütünleştirdikleri kesindir. Günümüzde dahi Türk olarak soylarına duydukları saygı ve muhabbetten ötürü Ocak kültürünü, sürdüren alevi Türkmenler Arapların bağnaz geleneklerine yüz çevirerek kadını toplumdan soyutlamamayı başarmıştır. Dua ve ayetler dahi günümüzde Türkçe olarak okunmasını daha uygun buldukları kesindir. Cengiz Hanın İslamı Tebliğ amacıyla gelen elçilere verdiği cevap Bugünkü arap hayranlarına da kapak olabilecek niteliktedir.

Cengiz HanOlay şöyledir;

bir gün Müslüman elçiler Cengiz han’ın huzuruna gelirler ve onu İslam’a davet ederler. Cengiz han sorar;

— Bana dininizin inancını anlatan bir şey söyleyin.

Elçiler Kur’an ayetlerinden bir bölüm okurlar, derler ki; “Tanrı bir’dir, bütün insanları yaratan o’dur, doğmamış ve doğurmamıştır, o’na denk ve o’ndan büyük hiçbir varlık yoktur” (İhlâs Suresi)

Cengiz han kahkahalarla gülmeye başlar. Elçiler şaşırırlar. Cengiz han’ın cevabı ise manidardır;

— Zaten Türkler ve biz binlerce yıldır bunu bilmekteyiz. Biz Tanrı’nın tek olduğunu, doğmadığını doğurmadığını ve onun üzerinde hiçbir varlık olmadığını sizin soyunuz ve tüm yerler-sular çamurdan putlara taparken biliyorduk.

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield