TÜRKLERDE OCAK KÜLTÜRÜ

Türklüğün gerek tarihsel geçmişinde ve gerekse günümüz sosyal toplum düzeninde Ocak halen kutsallığını koruyan bir değer olarak varlığını korumaktadır.

0
238
Türklerde Ocak Kültürü

Hits: 19

Nerede bir duman Tüterse orada Ocak ve hayat vardır
Nerede bir duman Tüterse orada Ocak ve hayat vardır

Türklüğün gerek tarihsel geçmişinde ve gerekse günümüz sosyal toplum düzeninde Ocak halen kutsallığını koruyan bir değer olarak varlığını korumaktadır. Zira Ocak Toplumları oluşturan her bir ailenin barınma alanı olarak ev, Bark, çadır… Vs yerlerde hayatın olduğuna dair emaredir. Ocak varlığını yanan ateşe borçludur ateş yanıyorsa o yerleşim biriminde hayat vardır. Bu nedenle Ocağın devamı için içerisine ateş yakıldığında var olur.

Türklerde Ocak Kültürü
Türklerde Ocak Kültürü

Yine ateşi Koruyan Küldür. Ateşi, örten kül aynı zamanda koruyan ve muhafaza eden anlamını taşır. Bu nedenle Kültigin ismi eski Türklerde Ocağın devamı koruyanı kollayanı anlamında kullanılmakta idi. İslami yetin kabulü ile birlikte kutsal değerlerin koruyucusu manasında gülü kutsal sayan Türkler bu ismi Gültekin olarak halen devam ettirmektedirler. Ocak kültü sosyal manada ailenin barındığı yeri ifade etmesi nedeniyle İstiklal Marşımızda dahi Türklüğün bu kutsal değerine yer verilerek Sönmeden yurdumun üstünde en son ocak dizelerini Merhum Mehmet Akif ERSOY tarafında yazılmıştır. Bu nedenle ocağın carlık sebebi olan ateş yaşamın ruhu olarak kutsal sayılırdı. Bu nedenle ateş su ile söndürülmez, üzerine tükürülmez, bevl edilmezdi, kenarına konan kül ateşin yanmaması isteniyorsa üzerine örtülerek korunurdu. Bu kült kesinlikle Fars Mecusi inançlarından apayrı ve farklıdır. Kutsiyeti yaşamın varlığını belirttiği içindir. Tapılmak için değildir.

Alperen Ocakları
Alperen Ocakları
Turan Eğitim Ocağı
Turan Eğitim Ocağı

    

Türk Ocakları
Türk Ocakları

       

Ülkü Ocakları
Ülkü Ocakları

Ocak Türk aile yapısında önemli yer aldığı gibi Türk devlet yapısında da önemli bir yere sahiptir. Osmanlı İmparatorlu ğu döneminde Yeniçeri Ocağının kurucusu olan Hünkâr Hacı Bektaşi Velinin eski Türk kültüründe var olan Türkün gelenek görenek ve manevi değerlerini, inançlarını İsla mi öğretiler ile sentezle yerek Ordunun temelleri atılmıştır. Özellikle yeniçeri ocağı denmesindeki en büyük mana Hz. Muhammed (S.A.V) ‘in ocağı olarak belirtilmiştir. Bu nedenle Ocak isme atfen kutsal değerini dine dayalı bir anlayışla korumuştur. Ve Halen günümüzde Asker ocağı peygamber ocağıdır denmesindeki neden de budur. Yine Ulu Önder ATATÜRK’ÜN bir vecizesinde Her Türk Asker Doğar sözü Ocağın devamını belirtir zira vatanın savunulması ve korunması mutlak olarak Ocağın devamıyla sağlanır.

peygamber ocağı
peygamber ocağı

    Türk eğitim sisteminde de Ocak kültürünün varlığı önemlidir. Günümüzde Ülkü Ocakları, Turan Ocakları, Alperen Ocakları, Türk Ocakları, …vs  siyasi ve kültürel gelişimin varlığı için vazgeçilmez bir değerdir. Ocaklar var oldukça insanların milliyetlerine olan saygısı, geçmişine olan saygısı sonsuza kadar sürecektir. Bu nedenle her ocak kutsaldır. Ve her ocağın kökeni Türk Kimliğinin ana öğesidir.

Yeniçeri ocağı
Yeniçeri ocağı
Tahtacı Ocağı
Tahtacı Ocağı

Günümüzde Alevi Türkmen ler Ocak inancını halen yaşatmakta ve kutsallığını inançları doğrultusunda vur gulamaktadır. Bilindiği üzere ocak kavramı tarihsel ve sosyolojik olarak Türk halk inançlarında büyük yer tutmaktadır. Ocak, aile kurumu ile eşdeğer tutulmakta bu anlamda da çok yaygın bir kullanım alanı bulunmaktadır. Bu anlamda sözlükler, ocak kavramına ilişkin çok fazla veri sunmaktadır. Dede ailelerine dayanan Ocak örgütlenmesi Alevilik’in temel kurumlarındandır. Onların toplumsal rolleri sadece dinsel alanla sınırlı olmayıp başka alanları da içine almaktaydı. Ocak üyeleri yani Dedeler, sosyal hiyerarşinin en üst noktasında bulunurlardı. Dedelerin sahip oldukları yetkiler ve yaptırım güçleri cemaatin sosyal düzenini sağlayan çok etkili bir güç olmuştur. Alevi Dedeleri, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan ocaklara bağlıdırlar. Bundan dolayı kendilerine Ocak zade de denilir. Ocak zade dedelerin Peygamber soyundan geldikleri yani evlat-ı resul oldukları kabul edilir ve bu nedenle “seyyid” adı ile de anılırlar. Dede ailelerinde bu durumu kanıtlamak üzere belli dergâhların ve Nakibül Eşrafların onaylarını taşıyan belgeler, yani şecereler, bulunur. Dedelerin çoğu “gezicidirler, bir başka deyişle belli zamanlarda kendilerine bağlı yerlerdeki taliplerini ziyaret ederek, dinsel törenler düzenler, topluluğu bilgilendirir ve anlaşmazlıkları giderirler. Ocak zade dedeler arasında “El ele el Hakk’a” şeklinde de ifade edilebilen, “Mürşit-Pir-Rehber” şeklinde bir görev bölümüne gidildiği de bilinmektedir. Taliplerin hizmetlerini görmek üzere ocak mensubu dedeler böyle bir iç hiyerarşik düzen oluşturmuşlardır. Yüzyıllardır dilden dile dolaşan menkıbeler ve şecerelere göre

Hacı Bektaşi Veli Ocağı
Hacı Bektaşi Veli Ocağı

 Ağu içen, Sarı Saltık, Hıdır Abdal, Baba Mansur, Hubyar Sultan, Şah İbrahim Veli gibi Dede ocaklarına adlarını veren şahsiyetlerin bu konumları Soy, Keramet ve Hizmet olarak özet lenebilecek özelliklere dayanmaktadır.Günü müzde halen şehirleşme kültürü içerisinde dahi bu yapı kendisini korumaktadır. Zira Cem evlerinde yapılan ibadetlerde Her alevi Bektaşi bağlı olduğu ikrar verdiği Ocağın dedesine tabi olarak inançlarını yerine getirir. Ocağın devamı inancında devamıdır.

 

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield