TURAN MİLLİ SPORLARI

Göçmen, savaşçı ve avcı bir milat olan Türkler, bulundukları coğrafyanın nimetlerini korumak ve hiç eksilmeyen düşman saldırılarına karşı kendilerini savunmak dürtüsüyle tarihin her döneminde askerlerin dinamik kalmasını sağlayıcı stratejik savaş oyunlarına önem vermiştir.

0
342
TÜRKLERDE AV SPORU

Hits: 21

Göçmen, savaşçı ve avcı bir milat olan Türkler, bulundukları coğrafyanın nimetlerini korumak ve hiç eksilmeyen düşman saldırılarına karşı kendilerini savunmak dürtüsüyle tarihin her döneminde askerlerin dinamik kalmasını sağlayıcı stratejik savaş oyunlarına önem vermiştir. Ata binmeyene, güreş tutamayana, askere gitmeyene kız vermeyen ecdadımız sürekli zinde olmak için birçok spor dalıyla sürekli uğraşmışlardır. Gerek barış ve gerekse savaş zamanlarında Güreş müsabakaları at ve kılıç oyunları düzenlemiş ve böylelikle dinç ve dinamik bir ordunun temellerini atmışlardır. Avcı bir millet olan atalarımız avcılık ve savaş sanatlarıyla ilgili eğlenceyi şölene dönüştürerek 7 den 70 e halk arasında kadın erkek ayırt etmeksizin yaygınlaşmasını sağlamışlardır. Türklere doğuştan asker bir millet denmesinin köklerinde de bu anlayış yatmaktadır.

Hunlar, Göktürkler, Oğuzlar, Uygurlar, Çağatay hanlığı, Timur hanlığı, Altınordu, Selçuklular ve Osmanlı dönemlerinde avcılık, atıcılık, okçuluk, binicilik, kılıç, düz koşu yüksekten atlama, tırmanma, sıklet kaldırma, labut atma, Gürz ve topuz kullanmak, cirit, çöğen, kökbörü, tepük, tomak, kayak ve matrak gibi spor dalları Türk coğrafyasının her köşesinde zevkle oynanmış ve o günün idarecileri tarafından desteklenmiştir. Turanda düzenlenen sporları ayrı başlıklar altında ele alacak olursak;

MİLLİ SPORUMUZ KÜREŞ
MİLLİ SPORUMUZ KÜREŞ

GÜREŞ: Türklerin en eski ata sporlarından olan Güreş sözcüğünün kökeni, Türkistan coğrafyasında kullanılan Küreş kelimesinden gelmektedir. Küreş kılmak sözcüğü Günümüzde Türkistan coğrafyasında mücadele etmek anlamında kullanılmaktadır. Yüzyıllardan Günümüze erkeği kadı ve çocuğuyla Türklerin güreşi sevmesi, güreşçiye sevgi ve saygı duyması ve isim yapmış pehlivanlara ayrıcalıklı muamele göstermesi, Türkün ruhundaki mücadeleci duygularından kaynaklanmaktadır. Günümüzde güreşçilerin sırtlarına kuşak bağlayarak yaptıkları Aba güreşi bele sarılan 2 metre kumaşlardan tutarak yapılan kuşak güreşi üzerlerine yağ dökerek el ve ayak oyunlarıyla yapılan yağlı güreş atlar üzerinde yapılan atlı güreş şalvar giyilerek yapılan şalvar güreşi, devam ede gelen ata sporlarımızdır.

MİLLİ SPORUMUZ OKÇULUK
MİLLİ SPORUMUZ OKÇULUK

OKÇULUK; Okçuluk Türkle rin ünlü yapmış spor dalların dandır. M.Ö 5000 den itiba ren Altay ve Tanrı dağları çevresinde ortaya çıkan, daha sonrada İç Asya ya tamamen egemen olan Atlı Bozkır Kültüründe atlara ve okçuluğa büyük önem verilirdi. Tüm dünya uluslarınca benimsenen gerçekte ok-yay ve okçuluğun Türklerce dünyaya tanıtılmış olmasıdır. Ok, yay, mızrak, bıçak gibi tarih içerisindeki ilk mekanik savunma ve saldırı silahıdır. Ergenekon ve Oğuz destanlarında, dede korkut söylencelerinde; binicilik, kılıç ve güreş oyunları ile birlikte okçulukta Türkler tarafından Dünyaya tanıtılmıştır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmektedirler. Anna Komnena; Bu konu hakkında şöyle demektedir. Bir Türk kovalamaya geçmişse düşmanını ok atarak haklar. Kendisi kovalanıyorsa, ok sayesinde üstün gelir fırlattığı ok uçarak ata veya atlıya saplanır. Ok çok güçlü bir elle gerilmişse gövdeyi delip geçer. Türkler gerçekten çok usta okçulardır der. Günümüzde hareketsiz okçuluk ve tarihi atlı okçuluk sporlarına halen ilgi büyüktür.

TÜRK MİLLİ SPORU BİNİCİLİK
TÜRK MİLLİ SPORU BİNİCİLİK

ATÇILIK VE BİNİCİLİK; M.Ö 6000 li yıllarda atı ilk evcilleştiren ve eğiten Türklerdir. Türklerin hayatında atçılık adeta bir yaşam şekli olmuştur. Kadın gibi kılıç gibi bir yiğidin olmazsa, olmaz kutsalındır. Yabancılar şu kısa sözle Türkü tarif ederler Türkler at üstünde doğar, at üstünde ölür. Gerçektende at a hâkim olma ve binicilikteki ustalık Türkleri savaş meydanlarında zaferden zafere koşturmuştur. At ile bütünleşen atın bir parçası olabilen ve eğersiz ata binmekte mahir olan Türkler de yakın geçmişe kadar atı olmayan erkeğe iyi gözle bakmazlar ata binmesini bilmeyene kız vermezlerdi. Bu arada kızların da erkekler kadar ata binmekte at koşturmakta usta oldukları bilinmektedir. Günümüzde uygulanan at ve binicilik tekniklerinin birçoğu eski Türklerde uygulanan teknikler olup, gerçektende ata binmek, at yetiştirmek, at ı eğitmek Türkler için Bir sanat olarak kabul edilir.

 

TÜRK MİLLİ SPORU ÇÖĞEN
TÜRK MİLLİ SPORU ÇÖĞEN

ÇÖĞEN/POLO SPORU: Sınırları belirlenmiş toprak bir alan içerisinde, at üzerinde oynanan bir spordur. At üzerindeki oyuncuların, ucu kıvrık olan çöğen adı verilen sopalar ile giy denilen topu rakip kale içerisine atarak oynanan takım oyunudur. Günümüzde Hindistan, Pakistan ve Avrupa ülkelerinde oynanan Polo oyunu nun esasını teşkil eden Çöğen oyununun yeniden canlandırılması noktasında adımlar atılarak federasyon kurulmalıdır.

TÜRKLERDE GELENEKSEL BEYGE
TÜRKLERDE GELENEKSEL BEYGE

BEYGE BABİGA OYUNU: Özellikle Kırgız Türkleri arasında kırsal kesimlerde oynanan damat adayını belirleme oyunudur. Bir köyde bulunan bir genç kızın birden fazla isteyenini olduğu durumlarda ve kız tarafının da kararsız kalması halinde kız isteyen damat taraflarının kırılmaması ve gelin adayına da tercih şansının verilmesini sağlayan at üzerinde oynanan bir oyundur.

TÜRK MİLLİ SPORU KÖKBÖRÜ
TÜRK MİLLİ SPORU KÖKBÖRÜ

 KÖKBÖRÜ: Kökbörü veya oğlak Tartış olarak bilinen ”Buzkaşi” olarakta adlandırılan Orta Asya coğrafyasında oynanan eski stratejik savaş oyunudur. Göçebe savaşçıların ciritle birlikte idman oyunu olarak oynadığı kökbörü geniş bir düzlükte takımlar halinde veya bireysel olarak oynanır. Amaç, başı kesik ve içi boşaltılmış bir oğlağı at üstünde taşıyarak belirli mesafeyi aşmak veya düzlüğün ortasında bulunan toprağın etrafında önceden belirlenen sayıda tur atmaktır. Oğlağı taşıyan atlıyla beraber diğer oyuncular da oğlağı kapmak için yarışır. Atlıların Birbirine Kamçıyla Vurmaları Serbesttir. Böylece taşıyıcı atın direnci kırılır Oğlağın yere düşmesi durumunda ise süvariler at üstünden eğilerek yerdeki oğlağı almaya çalışırlar. Yere inmekte serbesttir. Fakat diğer atlılardan gelecek darbeler ölümcül olacağından ve zaman kaybedileceğinden dolayı at üstünde kalmak tercih edilir. Buzkaşiye izleme güzelliği veren de zaten süvarilerin atı üstünde yaptığı bu çevik hareketlerdir. Atına en çok hâkim olan ve en çevik Çopendoz (atlı) sahada en etkili olandır. Bu oyundaki esas amaç; at üzerindeki maharetlerin geliştirilmesi, binicilerin ve atların uyumu ve savaşa hazırlanmasıdır.

MİLLİ SPORUMUZ KÖLBÖRİ
MİLLİ SPORUMUZ KÖLBÖRİ

KÖLBÖRİ: Nikâh mera simleri sona eren gelin ve damat arasında ger dek gecesi öncesinde günün gündüzünde kuca ğında oğlak bulunan gelin aday atıyla kaçma ya başlar damat adayıda arkadaşlarının yardımıyla gelini yakalamaya ve düğün alanına getirmeye çalışır

 

ATA SPORUMUZ CİRİT ÇAVGAN
ATA SPORUMUZ CİRİT ÇAVGAN

CİRİT ÇAVGAN OYUNU; Çavganda denilen cirit yüzyıllardan beri at üzerinde oynadıkları bir ata sporudur. Türkistan coğrafyasından Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Anadolu da taşınan “cirit” bir tür atlı savaş oyunudur. Cirit oyunu hem savaşçıları hemde atları savaşa hazırlayan ve takım halinde oynanan bir tür beden eğitimidir.

 

TÜRK RAHVAN AT BİNİCİLİĞİ
TÜRK RAHVAN AT BİNİCİLİĞİ

RAHVAN BİNİCİLİĞİ: Atın tek ayak koşma sitiline verilen ad olan Rahvan biniciliği atın aynı taraftaki bir koşu şeklidir. Atı rahvan yürütmekteki amaç binici ve tehcizat yükünün uzun mesafeye en kısa zamanda biniciyi yormadan ve en az enerji harcayarak yürütülmesini sağlamaktır. Rahvan at yetiştirme ve yarıştırma geleneği tüm zorluklara rağmen günümüze kadar ulaşmıştır. Bunda rahvan at yarışlarının Anadolu da yaygın olarak gerçekleştirilen mahalli panayır eğlenceleri kapsamında sıklıkla yer almasının payı

Büyük olmuştur. Bütün Türkiye de yaygın olmasına rağmen tanıtımı fazla yapılmadığından fazla tanınmayan Rahvan at yarışlarına sadece yerli ırk atlar katılabiliyor Ege bölgesine has bir yarış olarak tanınır.

ESKİ TÜRKLERDE FUTBOLL TEPÜK SPORU
ESKİ TÜRKLERDE FUTBOLL TEPÜK SPORU

ATLETİZM: Günümüzdeki atletizm figürlerinin Eski Türklerde dini gelenek lere ve inançlara göre ya pıldığı tarihte kayıtlıdır. Mesela Kırgızların çocuk ların doğumunda kadınla rında katıldığı 265 km lik geleneksel bir koşu (seğirtme) yaptıkları Tunguzların düğün töreninde 107 km. yaya koşuları düzenledikleri ayrıca hız alarak çift ve tek ayakla uzun atladıkları bilinmektedir.

 

TÜRKLERDE AV SPORU
TÜRKLERDE AV SPORU

AVCILIK: savaşçı millet olan Türkler için avcılık hem gıda ihtiyacının giderilmesi hemde sava şa hazırlık için yapılırdı Kalabalık şekilde yapılan avcılık sonrasında ise görkemli şölenler düzen lenirdi. Ok, Mızrak, Ke ment, bıçak ve ağ ile yapılan av esnasında evcilleş tirilen atmaca, tazı, zağar, şahin, sungur ve doğan gibi av hayvanlarından faydalanılırdı. Kadınlarında katıldık ları av partilerine zaman, zaman çocuklarında katıl maları sağlanırdı. Bugün olduğu gibi geçmişte de avcılığın belirli kuralları vardı. Mesela Cengiz han döneminde hangi mevsimde hangi hayvanların avlanabileceği belirlenmiş ve yasaklara uymayanlar ise ağır şekilde cezalandırılmıştır. Ayrıca Ongun adı verilen avlanmaları kesinlikle yasaklanan ve kutsal sayıldığı için etleri yenilmeyen hayvanlarda belirlenmişti.

JUDO
JUDO

JUDO: Türk spor kültürünü inceleyecek olursak; Judo sporunun kökünü eski Türklerde buluru. Judo elbiseli güreşten başka bir şey değildir. Orta asyada Türk devletleri tarafın dan yaygın olarak yapı lan ve Tüm dünyaya tanı tılarak Dünya şampiyona ları düzenlenen Kuraş Judonun atasıdır. Bu sporda Judo elbisesine benzer bir elbise ile yapılır.

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield