TİBETLER’DEN ANADOLU’YA AVŞARLAR

Avşarlar Kimi kaynaklarda Dede korkut destanlarında geçen ve oğuz eli olarak bilinen Sir-Derya bölgesinde yaşamışlar, kimi kaynaklara göre de; Keşmir ve Tibet sınırında, Sind ırmağına kadar olan bölgede yaşadıkları şeklinde bilgilere yer verilmiştir.

2
800
Göçebe avşarlar
avşar çadırları

Hits: 57

Sir'i derya
Avşar Türkleri yerleşim bölgesi

Avşarlar Kimi kaynaklarda Dede korkut destanlarında geçen ve oğuz eli olarak bilinen Sir-Der ya bölgesinde yaşa mışlar, kimi kaynak lara göre de;  Keşmir ve Tibet sınırında,  Sind ırmağına kadar olan bölgede yaşadıkları şeklinde bilgilere yer verilmiştir. Her iki bilgide doğrudur. Zira Sir derya olarak bilinen bölge ile Keşmir ve Tibet sınırına kadar olan uzantı aynı coğrafyayı işaret etmektedir. Konu ile ilgili olarak yapmış olduğumuz araştırmalarda; Amasya ilinde Köse Soy isimli yaşlı bir canlı kaynaktan edinilen bilgilerde; Köse isminin soya atfen verilmiş bir isim olduğunu ve Soyadı kanununun çıkarılması ile birlikte Bu ismin Nüfus kütüklerine soyadı olarak geçirildiği bilgisini vermiştir. Bu ismin tarihçesi sorulduğunda ise Büyüklerinden dinlediği kadarıyla ve arapça yazılı olan ancak mevcut durumda kayıp olan belgelerden bildiklerine göre Köse soy ismi Kös yani deri e harfinin ulanması ise deri işçiliğiyle uğraşan Avşarların bir kolu olduklarını belirtmiştir. Eskilerin anlattıkları kadarıyla Tibet Coğrafyasına yakın bir bölgede yaşadıklarını ancak bölgedeki av hayvanlarının yetersizliği ve kuraklık nedeniyle atalarının Büyük göçlerle bir kısmının Bugün ki Türkistan’ın Horasan şehrine yerleştiklerini belirtmiştir.

avşar işareti
avşar tamgası

Sohbetin devamında; Oğuz boyundan olduklarını, ataları nın Tibetlerde yaşadıklarını, o dönemlerde avcılıkla geçimlerini sağladıklarını, avlanan hayvanların derile rinden atlara eğer, ok kınları, ok ve yaylar, Davullar, deri kemerler, kılıç, kılıç kınları yaptıkları için adlarına Köse denildiğini, O bölgede yaşayan diğer Türk boylarının da Bu tip malzemelerini karşıladıkları için yerleşim bölgelerine Köseli isminin verildiğini belirtmiştir. Günümüzde Anadolu’da köse ve köseli olarak bilinen soy isim ve yerleşim bölgelerinin kendi soylarının uzantıları olduğunu Ancak mezhebi farklılıklar nedeniyle bağların koptuğunu belirtmiştir. Göçlerle birlikte Türkistan Horasana yerleşerek Burada İslamı Kabul edip Ehlibeyt soyundan olan imamlara intisap ederek İsna aşariye fırkasına katıldıklarını ancak kesinlikle Arap kültürünü kabul etmedikleri için eski Göktürk inançlarından gelen birtakım inanç kültlerini İslamla sentezleyerek Alevi düşüncenin temellerini atan Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin Ocağına dâhil olmuşlardır.

Göçebe avşarlar
avşar çadırları

Ne varki bu tür dini mezhebi ayrılıklar kesinlikle Türkün birliğini sarsmamıştır. Köy büyüğünün anlatımlarından kendilerine kadar ulaşan bilgilerde; Sultan ALPAS LAN’IN Anadolu’ya sefer için Tüm Türk boylarını bir araya topladığını,  bu Türk boyları içerisinde Sadece Müslüman unsurların bulunmadığını,  Hıristiyan, Budist, şaman ve hatta Yahudiliği kabul eden diğer boylardan dahi katılımların olduğunu anlattıklarını belirterek,  Bu dönemde Müslümanlığı kabul eden Avşar boyları da Türk ordusuna katılmıştır. Ordunun silah araç ve gereçleri için Köseli Avşarlarının çalıştıklarını müteakibi Malazgirt meydan muharebesine katılarak Anadolu ya yerleştiklerini belirtmiştir. Bu anlatım yapılan diğer araştırmaları da desteklemektedir. Zira Genel olarak, Anadolu’da yerleşim yerleri arasında Avşar adı, Kayılardan sonra ikinci sırada gelmektedir. Bu yer adları, Avşarların, Anadolu coğrafyasının fetih ve iskânında Kayılar ve Kınıklar gibi birinci derecede rol oynadıklarını göstermektedir.

      Söyleşinin devamında Atalarının beylik olarak Anadolu nun uç bölgelerine yerleştirildiklerini soylarının ise Tunceli Bölgesinde iskân edildiğini belirterek Anadolu nun Türk hâkimiyetine Müteakip Soylarının Tunceli den Göç ederek Sivas Divriği yaylasına yerleştiklerini burada hayvanlarının kulaklı oğulları tarafından çalınması ve yağma girişiminde bulunulması sebebiyle çıkan bölgesel çatışmalarda Kulaklı oğullarından Hırsız ve yağmacıların yakalanarak O dönemdeki Türk geleneklerine göre; kulaklarının kesilmesi cezası verilmiş, Bu kan davalarının süreceği endişesiyle Amasya bölgesine göç etmişlerdir.  Köse soy isimlilerin Kürtçe konuştuklarının  sorulması üzerine aldığımız cevap şu olmuştur.  Hiçbir zaman için Alevi bir Türkmenden Kürt olamaz Kürtten de Alevi olmaz Günümüzde Kerkük’te yaşayan Türkmenler nasıl ki Arapça ve Kürtçeyi biliyorlarsa bizimde durumumuz aynıdır Zira Horasan, Huzistan Taraflarında kalan Türkmenlerin bir kısmının buradaki karma dillerden etkilendiklerini Kürtçeyi ise bu bölgede bir lehçe olarak öğrendikleri cevabını vermiştir. Zaten konuştukları dil ve lehçenin tam anlamıyla Kürtçe olmadığını ve diğer Kürtlerle bu lehçeyi konuşarak anlaşamadıklarını da belirtmiştir.

KUŞBURNU
ORGANİK SAĞLIKLI ÜRÜNLER

2 YORUMLAR

  1. Vay be bişey daha öğrenmiş oldum. Malazgirt savaşına, etnik gruplar katılmamış, etnik gruplara ayrılmış türkler katılmış…Doğrumu?

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield