ÖN TÜRKLER KIZILDERİLİLER

Turan Coğrafyasının Belkide en eski topluluklarından sayılan Ön Türkler Kızılderililer;

0
496
Kızılderili katliamı
Kızılderililer Türk Soydaşlarımız

Hits: 88

Kızılderili katliamı
Kızılderililer Türk Soydaşlarımız

Turan Coğrafyasının Belkide en eski topluluklarından sayılan Ön Türkler Kızılderililer; Türklerin ana yurdu olarak bilinen Tanrı dağlarının kuzeyinde yaşadıkları düşünüldüğünde;  Bu Coğrafyadan yaşanan göçler sonrasında Rusya ile Amerika kıtasını birbirine bağlayan Bering boğazını geçerek bu kıtaya yerleşen ön Türkler yani Kızılderililerdir. Piri Reisin çizmiş olduğu haritada da Amerika kıtasının belirtilmiş olması sizce bir tesadüf olabilirmi? Günümüz bilim adamlarınca yapılan araştırmalar sonrasında; Kızılderililerin bundan yaklaşık 35.000 yıl önce Amerika Kıtasına yerleştikleri biliniyor. Kızılderililer, Sibirya civarındaki ata yurtlarında avlakların (av alanlarının) yetersiz geldiğini düşünerek, bugünkü Asya ile Amerika’yı bağlayan Bering Boğazı çevresinde yeni av alanları aramaya başladılar ve rastlantısal olarak Amerika’ya geçtiler. Oradaki avlakları beğenerek oraya yerleşme kararı aldılar. O günden beri o bölgeyi yurt edilen Kızılderililer, günümüze kadar kültürlerinde pek değişiklik yaratmayarak gelmişlerdir. Şeklinde Ön Türkleri Tanımlamaya çalışmışlardır.

Kızılderililer Ön Türkler
Ön Türkler Kızılderililer

           İlk zamanlarda bu Görüş sadece teori olarak ortaya atılmışsa da ilerleyen dönemlerde teoriyi destekleyecek verilere ulaşmak için bir takım çalışmalar başlatılarak ulaşılan sonuçlar artık Kızılderililerin ön Türkler olduğunu ispatlamıştır Öncelikle Kızılderili dilinde Türkçe kökenli sözcüklerin 320 adet olması bir rastlantı değildir.

Ön Türkler geçiş
Bering Boğazını geçen Ön Türkler
Yatkı: Ev, yatılan yer
Dodoh: Dudak
Lı-ık: Vatan, ili
Tamazkal: Hamam, temiz kal
T-sün: Uzun
Hogan: Kerp… ev, Hopan
Missigi: Mısır
Tepek: Tepe
Hu:Selam
Tete: Dede
Türe: Türe, Töre
Atış-ka: Ateş
Yanunda: Yanında
Aş-köz: Yemek
Tapa: Tuba
Yu: Su, yu-mak, yıkamak
İldiş: Dişleme

 

Yukarıda verilen tablodaki sözcüklere benzer daha birçok kelimeyi kullanan Kızılderililer dil yönü ile Ön Türkler hakkındaki teoriyi destekleyen birincil unsurdur.

Ön Türklerde Lider
Kızılderili kurultayı

GÖÇEBE VE AVCI TOPLUM  

Türkler hakkında yapılan araştırmalarda göçebe avcılık avlanma ruhu yaşamlarının bir parçasıdır. Dolayısıyla Türk milleti bir coğrafyada sabit kalmamış ve Göçebe olarak verimli alanlara göç etmişlerdir. Göç yoluyla Altay Türklerinin Amerika’ya geçerek orada Kızılderili toplumu olarak yaşam sürmelerindeki asıl etmende Göçebe ve avcılık ruhudur. Kullanılan av aletleri kullandıkları eşyalar huş adı verilen oyma kayıklar Türklerinde yaşamlarında mevcut idi Tüm bunlardan dahada önemlisi at biniciliği ve atla yaşam sürmeleri atı yaşamlarının bir parçası olarak kabul etmeleri Bu teoriyi destekleyen ikinci bir ispat olarak kabul edilmiştir.

Kızılderili bayrağı
Bozkurt Kızılderili sembolü

FOLKLORİK BENZERLİKLER

Kızılderililer’de “loğusa kadınlar” a önem verilmesi, onlarda bir kutsiyet bulunduğuna inanılması ve kırklarının yapılması, onların silahlara dokunmalarının yasak olması kültürel bir benzerliktir. Zira Türklerde kadın kutsal sayılır bunun nedeni ise soyun devamı ailenin direğidir .Lohusa kadınlar kesinlikle yalnız bırakılmaz. Ve inanışa göre karabasan genelde loğusa kadınlara musallat olduğu bilinir ve kırkının çıkması beklenir. Yine kadın Türklerde söz sahibidir ve tüm toplantılarda toplumunu en iyi şekilde temsil etme olanağına sahip olduğu gibi erkeğinin yanında savaşlara dahi katılırdı.  Ata başkan ve Keçuva kabilelerinde Türkler’e özgü olduğu bilinen, parmakların arasına sicim (kalın ip) geçirilerek oynanan “sicim oyunu” nun oynanması da yine benzerlik teşkil etmektedir. Cenazelerde “yasçı” ların bulundurulması da Türker’le Kızılderililer arasındaki belirgin benzerliklerden biridir. Orhun Yazıtları‘nda da geçtiği üzere, en eski soydaşlarımız da ölüm törenlerine “yasçı, sızgıtçı…” denilen “ağıt yakan” ölü ağlayıcıları getirtirlermiş. Kızılderililer de tıpkı Türkler gibi bu biçimde törenler yapıyorlarmış. Bizdeki “Kırkpınar Efsanesi” nde anlatılan ve pehlivanların can vermesine kadar devam eden güreşlerle, Brezilya Ormanları’ndaki Zakuma Kızılderilileri’nin tuttukları “güreş“, benzerlik göstermektedir. Mohavk Kızılderilileri’nin Anadolu’da oynanan ve arasında “uzuneşek” oyununun da bulunduğu oyunların 12’sinden 11’ini bilmeleri de yine benzerliğe örnektir. İnkalar’da bizdeki “kopuz” a benzeyen bir tür sazın bulunduğu gözlenmiştir. Tüm bunlardan çıkartılan sonuç ise ata kültü olan folklorik benzerlikler ortaya atılan teoriyi desteklemektedir.

Kızılderili kutsal sembol
Kızılderili bozkurt bayrağı

İNANÇ ÖĞELERİ :

Eski Türk inancı olan “Şamanizm” (Gök Tanrı Dini) ile, Kızılderililer’in inançları arasında çok yakın benzerlikler vardır. Aşağıdaki bilgi dikkat çekicidir: Kızılderililerin yaptığı merasim ve kutlamaların en ilginç yanlarından birisi, kabilenin Şamanı’nın “Gök Tanrı” olarak kabul edilen “Ulu Ruh” a daha çok yaklaşmak ve kabilesi için O’nun yardımını ve rahmetini talep etmek maksadıyla, bu düzgün”direğe”tırmanmasıdır. Dinî maksatlı bu merasimi yöneten Şaman’ın bu direğe tırmanması, mensubu olduğu kabilesini kötü ruhlardan ve onların sebep olabileceği hastalıklardan koruması, yeni yılda kabilesine bol mahsul bahsetmesi konularında görüşme talep etmek maksadıyla”Gök Tanrı“ya daha yakın olma amacı taşır. Direğe tırmanma merasimi Kaliforniya eyaletindeki Camella Kızılderilileri arasında oldukça yaygındır. Amerika yerli Kızılderili kabileleri ile Sibirya Saka, Altay, Hakas, Telvit ve Tuva bölgelerinde yaşayan eski Türk âdetlerinin ve mevsimlik dinî merasimlerin birbirine benzemesi ve paralellikler göstermesi oldukça ilgi çekicidir. Bilindiği gibi Türkler’de “totemizm” yoktur. Yani Türkler “totemleştirdiği” (kutsallaştırdığı) canlı – cansız hiçbir varlığa tapmazlar. Fakat Türklerde çok yaygın bir kutsîyet duygusu vardır. Güçlerinin yetmediği “gök gürültüsü ve şimşek” gibi doğa olaylarını kut’lu saymışlardır. Ötüken Ormanı’nı, “Iduk Ötüken yış budun” [Kutsal Ötüken Ormanı’nın Budunu (Ulusu)] diye kutsallaştırmışlardır. Veya “İnçü Ögüz’ü” [İnci Irmağı’nı] temiz tutmuşlar onu kut’lulaştırmışlardır. Fakat bu sayılanlara hiçbir zaman tapmamışlardır. Totemizm inancına sahip topluluklar, totemlerin bir ruh taşıdıklarına inanır ve o totemlerdeki kut’lu ruha sahip olmak için onları bedenleriyle bütünleştirirlermiş. Fakat Türkler hiçbir zaman en kut’lu varlıklardan birisi olarak gördükleri “Bozkurt” u pişirip yememişlerdir. Kızılderililerde de bu “kutsallaştırma” olgusu bulunmaktadır. Bu da ayrı bir benzerliktir. Tüm bu benzerlikler teoriyi ispatlayan kanıtlardır.

Kızılderililerin Taş yazıtları
Kızılderililerin taş yazıtları

IRKİ BENZERLİKLER:

Türk Irkı’nın belirgin bir kafatası yapısı vardır. Buna “brakisefal” kafatası tipi denir. Kızılderililerin bu kafatası yapısına ne kadar uygun oldukları tartışılabilir (benim de bu konuda pek bilgim yok); fakat göz ve çene yapıları Türkler’inkine benzer özellikler taşıyor. Yapılan araştırmlarda, Kızılderililer’in Dna’sı ile, Türkler’in Dna’sı arasında çok yakın bir ilişki bulunuyor. Hatta Kızılderili Dna’sına Türkler’inkinden başka hiçbir Dna uymuyor. Bazı kaynaklarda “y kromozomunun” sadece Türkler’de ve Kızılderililer’de bulunduğu söyleniyor; fakat bu işin bilimsel boyutundaki bilginin ne derece doğru olduğunu bilinmemektedir. Kimisine göre “y kromozomu” her erkekte bulunuyor; fakat buradaki haritada ise kromozomların Dünya haritasındaki dağılımına baktığımızda bu düşüncenin doğru olabileceği kanısı ortaya çıkıyor. Tüm bu ırksal özelliklerin devamı niteliğinde, benim aklıma takılan bir şey ise, “ten rengi“… Bugün dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 300 – 350 Milyon Türk var. Bu Türkler dünyanın birçok bölgesine dağılmış biçimde yaşıyorlar. Normal koşullarda iklim farklılıklarının veya coğrafi özelliklerin kişilerin biyolojik yapılarını bile etkilediğini düşünürsek, Türkler içerisinde “beyaz tenli” olmayanların da olması gerekiyor. Fakat dünyadaki bütün Türk topluluklarından bir kişiyi örnek olarak getirseniz, hepsini bir arada gördüğünüzde hiç “siyah tenli” (şu araplardaki veya zencilerdeki karalardan…) Türk göremezsiniz.

Kızılderili folklor
Kızılderili gelenekler

Son Olarak yapılan en önemli araştırmalardan bir; Kuzey Arizona Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji bölümü profesörü Dr.Francis Smiley ve ekibinin Arizona’nın Finiks kentinde yürüttüğü kazılarda ortaya çıkarttığı yazıtlar, Kızılderililerin Türk olduğu ile ilgili iddiaları yönünde çok güçlü kanıtlar sunuyor.

Kazıda ortaya çıkartılan taş yazıtlar, kızılderililerin toplumsal hayatı ile ilgili bir çok yönünü ortaya çıkarttı. Kayalık alandaki yerleşim bölgelerinde ortaya çıkartılan taş yazıtlarda kızılderililerin kutsal olarak adlandırdığı şeylerden bahsediyor. Yazıta göre, yerli dilinde “movia” olarak adlandırılan “at”, “poawi” olarak adlandırılan “avrat” ve “çewa” olarak adlandırılan “silah”, Kızılderililer’in sahip olması gereken en kutsal eşyalar olarak adlandırılıyor ve bu üç eşyaya sahip olan Kızılderililer, kabilenin en onurlu savaşçısı sayılıyor. Kızılderili Şamanizm’inde de bu nesneler, “Poawi Haei” (kutsal üçlü) olarak adlandırılıyor. Ayrıca yazıtlarda savaşa gidenin arkasından su dökmenin uğur getireceği gibi yerli adetlerden de bahsedilmiş.

Konuyla ilgili bir açıklama yayınlayan Konya Meram Üniversitesi Türkoloji Bölümü başkanı Doç Dr. Nurettin Balsız, sonucun sürpriz olmadığını, kızılderililerin Türk olduğu ile tartışmaların artık şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde sonlanması gerektiğini ifade etti. Balsız ülke olarak hayatta kalan Kızılderili soydaşlarımıza sahip çıkmamızı, bunun için meclisin bir an önce Kızılderili katliamını inkâr edenleri cezalandırma yasası çıkarması gerektiğini söyledi.

KUŞBURNU
ORGANİK SAĞLIKLI ÜRÜNLER

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield