HALI VE KİLİMLERDE SU YOLU MOTİFİ

Türkler suyu kuvvet ve bereket kaynağı olarak kabul ettikleri gibi, kahredici ve koruyucu tanrı da sayarlardı. Su, eski ve kutsal bir varlıktı. Altay mitolojisine göre; her şey yaratılmazdan önce yalnız (Talay) denilen büyük su vardı. Bir de Kara Han bulunuyordu.

0
355
suyolu motifi kenarlara işlenmiştir

Hits: 29

suyolu motifi kenarlara işlenmiştir
suyolu motifi kenarlara işlenmiştir

Eski Türk inanç kültünde su canlılara ve ruhlara hayat verdiğinden kutsal sayılırdı. Su kimi zaman bereket kaynağı, kimi zaman koruyucu cezalandırıcı hatta Tanrı sayılırdı. İslamiyet öncesi Türk inançlarında su Tarının yeri ve suyu sahipsiz kalmasın diye kağanları Türk milletinin üzerine getirip koyar vazifesini iyi yapmayan veya isyan edenleri yer ve suların cezalandıracağına inanılırdı. Bu nedenle Devlet yapısında var olan yasalarda dahi su yeminlere konu olmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde kılıç kuşanma vb merasimlerde Tuz su ekmek gördüm şeklinde başlayan yeminin kökeninde de suyun kutsallığına vurgu yapılır.

SU YOLU DESENLERİ
SU YOLU DESENLERİ

 Bereket sağlama özelliği ile hayat kaynakları içinde yer aldığına inanılan su, çok sık söylenmese de yeryüzü gibi ana olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, yağmur şeklinde içinden geldiği Gök’e bağlı bulunmaktadır. Suyun yeryüzünde yüksek bir anlamı vardır. Evrenin dört öğesinden biri de sudur. Su ateşin düşmanıdır ve onu söndürür. Aynı zamanda su, ateşin tamamlayıcısıdır da… Mademki ağaç fidandan oluşuyor, fidanın da serpilip gelişmesi de su ile olmaktadır.

SU YOLU DESENİ
SU YOLU DESENİ

Su, Türk geleneklerinin köklerini tutan, en büyük temeldir. Her şey ona dayanır. Belki tarla bir süre sulanmazsa, olabilir. Fakat hayvanların her gün su içmesi gereklidir. Bunun için Göktürkler, Yer-su yani yer ve sular anlayış ve inanışına büyük bir değer vermişlerdir. Onu kutlulaştırmış ve ona kişilik vermişlerdir. Yer-su inanışı, tam bir ‘‘vatan’’ anlayışıdır. Ancak, Türklerin ve Moğolların dikkatini asıl çeken husus, kendisinin özellikle saflık timsali oluşudur.

SU YOLU DESENİ
SU YOLU DESENİ

Türkler suyu kuvvet ve bereket kaynağı olarak kabul ettikleri gibi, kahredici ve koruyucu tanrı da sayarlardı. Su, eski ve kutsal bir varlıktı. Altay mitolojisine göre; her şey yaratılmazdan önce yalnız (Talay) denilen büyük su vardı. Bir de Kara Han bulunuyordu.

KENARLARDA SU YOLU DESENLİ KİLİM
KENARLARDA SU YOLU DESENLİ KİLİM

Bazı Türk boyları suyu Tanrı tanırlar. Yunanlıların Poseidon’una benzer Altaylıların da suların tanrısı olarak (Su iyesi) bulunuyordu. Sümerlerin büyük tanrısı (Enlil) de suların ve fırtınaların tanrısı olduğu gibi, Nin-gişzida’da suların tanrısı idi. Enlil’in idaresindeki Anunnakiler yerin üstünde ve altındaki sularda yaşayan ikinci derecede tanrılardır. Sonra, Ea (Enki) de, Enlil gibi suların ve fırtınaların tanrısı oldu. Ea’nın idaresinde (Haniş) adında ikinci derecede bir küçük su tanrısı daha vardır. Bu tanrıların emirleri ile tufanlar olur, çeşitli menkıbeler türerdi. Nina da, kuyuların, suyollarının tanrısıdır. Yakutlarca suların bir ruhu vardır ki, bu da Garan’dır.

Sıcak suların cehennemden geldiği gibi, tatlı ve iyi suların da cennetten geldiğine inanılırdı. Suların akışından ve akarken çıkardığı seslerden de dini ifadeler sezilirdi; İslamlık etkisi altında Yunus’un ‘‘Şol cennetin ırmakları akar Allah deyu, deyu’’ dediği gibi…

Theophylaktos Simokattes de Türklerin ateşe, havaya ve suya taptıklarını bildirir. Onlar ‘‘ toprağa ilahi söylerler ve sadece yeri ve göğü yaratanın önünde boyun eğer ve O’na Tanrı derler. O’na at, sığır ve koyun kurban ederler. Din adamları olarak, onlara ne olacağı hakkında kehanette bulunma yeteneğini sergilediğini düşündükleri kimseler vardır.’’ Burada, kökleri muhtemelen İç Asya halklarının eski inanışlarında bulunan, Türklerin tengri inancını görüyoruz. Yer-Su inancına ve Şamanlık uygulamalarına işaret vardır.

Dünyanın yaratılışı ile ilgili mitlerin çoğunda, dünyanın başlangıçta bir okyanustan ibaret olduğuna inanılmaktadır. Sümer mitolojisinde, Mısır yaratılış mitosunda, İnka ve Maya efsanelerinde, Japon ve Çin mitolojisinde dünyanın yaratılışıyla ilgili, başlangıçta hep suyu görmekteyiz. Yaratılışın kaynağı olarak ‘‘Sonsuz Su’’ yun gösterilmesi Türk mitolojisi için de geçerlidir ve su kültü burada da diğer milletlerde olduğu gibi birden fazla yaratılış efsanesi yer almaktadır. Altay yaratılış destanında ‘’başlangıçtaki sonsuz su’’ şöyle ifade edilmiştir. ‘‘ Dünya bir deniz idi, ne gök vardı ne bir yer, Uçsuz bucaksız, sonsuz sular içindeydi her yer! Tanrı Ülgen uçuyor, yoktu bir yer konacak, Uçuyor, arıyordu katı bir yer, bir bucak.’’

Özetle Günümüz ana dolu halı ve kilimlerinde suya atıf olarak suyollarını simgeleyen motifler kullanılmıştır. Su, yeniden doğuşun, bedensel ve ruhsal yenilenmenin, yaşamın sürekliliğinin, bereket, soyluluk, bilgelik, saflık ve erdemin sembolüdür. En etkin arınma sembolüdür. O hem Yasemin hem de ölümün kaynağıdır. Anadolu’da su Yasemin kendisidir. Anadolu kadının bütün gün iç içe yasadığı su dokumalara motif olmuştur.  Su yasamı simgeler. Pişmiş topraktan yapılmış çanak çömleklerde zigzag veya meander diye adlandırılan suyolu motifleri uygulanmıştır. Meander motifi ejder ile simgesel bir anlam bütünlüğü içindedir. İsmini Ege denizine dökülen Menderes (Meandrosmenader) Nehir’inden almıştır.

FAYDALANILAN KAYNAK : W.Radlof, Verbitskiy, Anohin ve Potanin gibi araştırmacıların Al

 

CEVAP VER


*

WordPress Anti-Spam by WP-SpamShield